Google’a Reklam Vermek

Google Adwords , Google’ın tıklama başı maliyete dayanan ücretlendirme uyguladığı reklam yayınlama programıdır. Google’ın sunduğu bu reklam seçeneği, şirketlerin trafiğini ve satışlarını artırmalarını sağlar. Günümüzde birçok firma – özellikle de KOBİ’ler- Google Adwords’ü yaygın olarak kullanmaktadır.

Bu reklam kampanyalarının bazıları oldukça başarılı olarak, şirketlerin gelirlerini artırırken; bazı şirketler ise Google Adwords’ün çalışma mekanizmasını tam olarak çözemedikleri için bu fırsattan diğerleri kadar yararlanamamaktadır.

Google Adwords nasıl çalışır, öncelikle reklam verenler kendi anahtar kelimelerini belirleyerek, bu kelimeler ve benzeri terimler kullanıldığında reklamlarının yayınlanmasını talep ederler.

Basit olarak anlatmak gerekirse kullanıcılar tarafından Google’da aranan kelime, reklam verenler tarafından belirlenmiş anahtar kelimelerden biriyse, arama sonuçlarının  üst kısmında ilgili reklamlar görüntülenir.

Peki ya aynı anahtar kelime birden fazla reklam veren tarafından kullanılmışsa, hangi reklam yayınlanır? Google Adwords’e  başlarken reklam verenlerin  kendi anahtar kelimelerini, bu anahtar kelimelerden oluşan grupları ve bu kelimeler için ödeyecekleri alt & üst limitlerini belirlemeleri gerekir. Eğer aynı anahtar kelime birden fazla reklam veren tarafından kullanıldıysa, bu durumda Google’ın “auction” yani müzayede sistemi devreye girer.

Bu müzayede süreci içerisinde Google, reklam verenler tarafından belirlenen anahtar kelimelerin içerisinde aranan kelimeyle en alakalı kelimeyi seçer. Müzayede sürecine girildikten sonra reklamınızın görüntülenip görüntülenmeyeceği, görüntülenirse kaçıncı sırada görüntüleneceğini Google iki temel faktöre dayanarak belirler:

1-     En yüksek teklif: Anahtar kelime için ödenecek ve sizin tarafınızdan belirlenen üst limittir.

2-    Kalite skoru (quality score) ise CTR, yakınlık (relevance) ve yönlendirilen web sayfasına göre belirlenir. Kalite skoru reklamınızın aranan kelimeye olan yakınlığını ve kullanıcının işine ne kadar yarayacağını belirlemek için kullanılan bir ölçme sistemidir. Dolayısıyla kalite skorunuz ne kadar yüksek olursa, reklamınızın görüntülenme oranı da o oranda yüksek olur.

Bu iki faktör birbiriyle çarpıldıktan sonraki ortaya çıkan puanın rakiplerinize oranla yüksekliği, reklamınızın görüntülenip görüntülenmeyeceğini, görüntülenirse kaçıncı sırada olacağını belirler.

Google Terimleri 

Landing Page (Entry Page): Bir siteden başka bir siteye yönlendirme ile geçiş yapan ziyaretçilerin karşılaştığı ilk sayfadır. Üzerinde özellikle çalışmak gerekir çünkü ziyaretçi sitede kalıp kalmayacağına bu sayfada karar verir.

 

Landing Page Optimization: Landing Page’inizi iyileştirmek için yapılan çalışmalara denir. Kararı verirken hangi versiyonu görenlerin daha fazla dönüştüğü (conversion) dikkate alınır. Ayrıca bkz. A/B Testing.

Exit Page: Bir siteden en çok çıkış yapılan sayfaların raporuna verilen addır.

K Factor: Viral pazarlama uygulamalarında büyüme oranını tanımlar.

Composition Index: Bileşim endeksi, belirlediğiniz ülkedeki İnternet kullanıcılarına göre kitlenizin belirli bir sitedeki, yine belirli özellikler bazında yoğunluk düzeyini gösterir. Örneğin sitenizin Erkek ziyaretçilerinin bileşim endeksi, sitenizdeki erkek ziyaretçilerinin Türkiye’deki erkek internet kullanıcılarına oranını verir.

Organic Search: Google’ın kendi indeksine göre sıralamasını belirlediği, sadece SEO çalışmaları ile iyileştirilmeye çalışılan doğal arama sonuçlarıdır.

SEO (Search Engine Optimization): Site veya sayfaların arama motorları tarafından daha kolay bulunması ve sonuçların daha üst sıralarda çıkmasını sağlamak amacıyla site veya sayfalara uygulanan işlemdir. Google sırayı Page Rank(bkz.) dışında aranan kelimenin ilgili sayfadaki kelimelere oranı, kelimenin sayfanın başına ne kadar yakın olduğu, kelimenin title’da geçmesi, head veya bold tagleri arasında yer almasına bağlı olarak sayfa açısından ne kadar önemli olduğu, ayrıca sitenin alan adının kelimeye benzerliği ve alan adının ne kadar eski olduğu gibi birçok faktöre bakarak belirlerler.

Page Rank: Page Rank google’ı diğer arama motorlarının önüne geçiren sistemdir. Page Rank SCI’den(Bilimsel Atıf Endeksi) esinlenmiştir. SCI bir akademisyene ait makalenin, diğer makalelerden kaçar atıf aldığına bakarak belirlenen bir endekstir. Çok atıf alan makale ve dolayısıyla bilim insanı değerlidir. Aynı şekilde Page Rank mekanizmasında da çok link(atıf) alan site daha önemlidir. Ancak SCI’dan farklı olarak link veren sitenin Page Rank’i de link’in önemini belirlemektedir. Page Rank 1 ile 10 arasında bir değer alır. Page Rank’i yüksek sitelerden link almak sitenin Page Rank’ini olumlu etkileyebileceği gibi sitelerin içeriklerinin de birbirine ne kadar benzediği önemli bir kıstastır.

Quality Score: Google Adwords’te hangi reklamın üst sıralarda çıkacağını belirleyen göstergelerdir. Ödenen ücretin yanı sıra sıralamada kullanılan 3 ayrı gösterge mevcuttur. Bunlar reklamın klik sayısının gösterim sayısına oranı(CTR), search enginede aranan kelimeyle reklamın ne kadar ilişkili olduğu ve Landing Page’deki metin ile reklamdaki metnin ne kadar uyuştuğuna bakılarak quality score belirlenir.

A/B Testing: Bir landing page’in farklı versiyonları hazırlanarak farklı ziyaretçilere bu versiyonlar gösterilir ve en çok dönüşümün sağlanan versiyon seçilir. Yazılım hangi versiyonun daha fazla dönüşüme(conversion) sebep olduğuna bakarak kazanan belirlenir. A/B olması sizi yanıltmasın, 2’den fazla versiyon da olabilir. Landing Page dışında e-mail marketing’ten SMS marketing’e her mecrada kullanabileceğiniz bir tekniktir. Multivariate Testing’e atlamadan önce uygulanması önerilir.(bkz. Pareto)

Multivariate Testing: A/B Testing’den farklı olarak sayfa üzerindeki elemanların farklı versiyonları test edilir. Ancak istatistiksel olarak güvenilir bir sonuca ulaşabilmek için gerekli deneme sayısının fazlalığı nedeniyle taguchi gibi istatistiksel teknikler ile deneme sayısı azaltılabilir.

Taguchi Methods: Bütün olasılıkların denendiği Full-Factor testinden farklı olarak çok daha az test ile sonuç alınmasını sağlayan ve multivariate testing’i düşük trafiği olan sitelerde mümkün kılan istatistik tekniğidir.

Stratified Sampling: Tabakalandırılmış örnekleme. Örnekleme yapılırken, ana kütlenin dağılımının dikkate alınmasıdır. Örneğin seçim sonuçlarına ilişkin bir anket yaparken, ülkedeki gelir dağılımı 3 ana grupta ve belirli oranda ise ,örnekleminde aynı oranlarda dağılmasına dikkat edilmelir.

Sample Size( Örnek Büyüklüğü): Bir ana kütle hakkında istatistik oluşturmak için kullandığımız örneklemin kaç örnekten oluştuğudur.

Sample Rate: Örnekleme oranı. Returning Visit: Bir ziyaretçinin bir siteye yaptığı ilk girişte bir cookie bırakılır. Bu ziyaretçi aynı siteye ikinci girişinde cookie aranır ve bulunursa bu ziyaret return visit olarak kabul edilir.

Ad Rank: Bkz. Ad Slot.

Ad Slot: Google Adwords’teki sıralamadır.

Second Price Auction: Google Adwords’te yapılan sıralamaya göre ödenecek miktar değişmektedir. Reklam vermek isteyen 2 ayrı siteyi ele alalım ve aynı fiyattan teklif verdiklerini kabul edelim. Bu durumda Second Price Auction yapılırken AdRank baz alınarak fiyatlandırma hesaplanır. 1. Sıradaki sitenin ödeyeceği miktar hesaplanırken 2. sıradaki sitenin maximum teklif ettiği değer(b2) ile quality score’u(Q2) çarpılır ve bulunan değer 1. sıradaki müşterinin quality score’una (Q1)bölünür ve böylece 1. sitenin ne kadar ödeme yapacağı belirlenir. (P1= b2Q2/Q1)Quality Score arttıkça Cost Per Click düşer.

Semantic Network: Bir dilin kelimelerin arasındaki ilişkinin sayısal ifadesidir. Genelde 0 ile 1 arasında bir değer alır. Örnğin araba ile araç arasındaki değer 1’e daha yakın olacakken birbiri ile ilişkisi az olan iki kelime arasındaki değer 0’a yakın olacaktır.

Collaborative Filtering: Bir içerik üzerindeki kişisel görüşleri bir araya getirerek, aynı tür veya benzer bilgiye ihtiyaç duyan bireyleri eşleştirmedir.

Recommendation Engine: Ziyaretçinin ilgi alanına giren konular hakkında filtreleme sistemine dayanarak tavsiyede bulunmaktır.

Behavioral Targeting: İnternette kullanıcıları geniş bir çerçevede izleyip, bıraktığı izleri de değerlendirip sonra kullanıcıya davranışlarına uygun olan en iyi reklamın veya içeriğin gösterilmesidir.

Content Based Filtering: İçerik bazlı süzgeçleme aracı olup, içerikler(Örn: haberler) arasında kelime bazında ilişkilendirme yapar.

Long Tail: Bu teoriye göre, yaygın bir dağıtım ağına sahip işletmeler, nadir bulunabilen ürünleri her yerde satılan yaygın ürünlere kıyasla daha fazla satıp daha yüksek gelir elde edebilirler. Bu mantık adwords yönetimine şu şekilde uygulanabilir; rekabet olmayan kelimeler veya tümceler bularak daha etkin bir bütçe yönetimi sağlanabilir.

Time Series Analysis: Bir zaman serisi, ilgilenilen bir büyüklüğün zaman içerisinde sıralanmış ölçümlerinin bir kümesidir. Zaman serisi ile ilgili bu analizin yapılma amacı ise, gözlem kümesince temsil edilen gerçeğin anlaşılması ve zaman serisindeki değişkenlerin gelecekteki değerlerinin doğru bir şekilde tahmin edilmesidir.

Seasonal Effect: Periyodik olarak etki eden etmenlerdir. Örneğin; satış grafiğinde Ocak-Mayıs tarihlerinde normal seyreden eğri Haziran-Ağustos ayları arasında düşüşe geçip Eylül ayında tekrar yükselişe geçebilir. Haziran-Ağustos aylarında düşüşün nedeni mevsimsel etkidir.

Relevancy: Sağlanılan içeriğin gelen ziyaretçiler ile ne kadar ilişkisi olduğu veya gelen ziyaretçilerin ne kadar ilgisine mazhar olduğunu anlatır.

Impression: Gösterim. Reklamın bir kere gözükmesi.

Impression Count: Gösterim sayısı.

KPI(Key Performance Indicator): Web’de, web sitesinin amacını sayısal olarak ifade etmek için belirlenen bir takım metrikler olarak kabul edilir. Örneğin, satışla ilgili web siteniz var. Burada amaç çok fazla ürün satmaktır. KPI’lardan biri toplam ciro, bir diğeri ise ziyaret bazında ortalama sayfa görüntüleme sayısı olabilir.. KPI’ların işin başında belirlenmesi hem site geliştirme çalışmalarının hem de web analiz çalışmalarının amaca odaklı olmasını sağlayacaktır

Dashboarding: Genelde web analiz verileri açısından en ilgi çekici olanların tek bir arayüz üzerinde grafiklerle desteklenerek görüntülenmesidir.

HashTag: “#” işaretine HashTag adı verilip bir konuyu belirlemek için kullanılmaktadır. “#” işareti ile tweet’lerinizi daha kolay arayıp, bulabilir ve tweet’leriniz daha kolay organize edilebilmektedir.

Mention: Eğer tweet’inizi birine göndermek istiyorsanız @kullaniciismi şeklinde yazarsanız mention olur ve panelizdeki mention bölümünde görünür. Ayrıca bu herhangi bir tweet’in altındaki reply butonuna basılarak da kullanabilir.

Retweet: Başka birisinin tweet’ini kendi twitter’ınızda yayınlamaktır.

Referrer: Ziyaretçi gönderen sitedir.

Click to Chat: Web sitesi üzerinden ziyaretçilere canlı destek verilmesidir. 

Bounce Rate: Landing Page’den siteye giriş yapanların % kaçının başka bir sayfaya geçmeden siteyi terk ettiğini gösterir.

Hard Bounce: Kalıcı sebeplerle yerine ulaşmayan ve geri dönen e-postaları ifade eder.

Soft Bounce: Geçici sebeplerle yerine ulaşmayan ve geri dönen e-postaları ifade eder.

Black List: Spam yapılan sunucuların adreslerinin tutulduğu listelerdir. Eğer bunlardan birine girerseniz gönderdiğiniz maillerin alıcılara ulaşma olasılığı büyük ölçüde düşer.

Cross Domain Tracking: Birden fazla sitenin tek bir site gibi analiz edilmesini sağlayan çalışmadır. Böylece mikro sitenizde başlayan kurumsal sitenizde sonuçlanan ziyaretleri analiz edebilirsiniz. Bu çalışmayı third-party cookie(bkz.) kullanımı mümkün kılar.

3rd party cookies: web sitenize gelen ziyaretçilerin bilgisayarlarına bıraktığınız cookie’lere first party cookie adı verilir. 3rd party cookie ise web sitesinin çalıştığı alandan bağımsız olan başka bir site tarafından atılan cookie’lerdir. Siteler arası davranışsal hedeflemeyi ve analizi mümkün kılar.

Funnel Analysis: Site üzerinden birden fazla adımdan oluşan ve tamamlanması sizin için önem taşıyan aktivitelerin analizidir. Örneğin ilk sayfa yeni ürününüz için hazırladığınız landing page (bkz.) olsun. İkinci sayfa başvuru için kullanılan formun olduğu sayfa, üçüncü sayfa ise,formu dolduranların karşısına çıkan teşekkürler sayfası olsun. Funnel analizi bize landing page’e gelenlerin kaçının bir sonraki sayfaya geçtiğini, ikinci sayfaya geçenlerin formu doldurmaya üşenmediğini ve süreci tamamladığını gösterir.

Path/ Navigation Analysis: siteniz üzerindeki sayfalar arasındaki geçiş oranlarını gösteren rapordur.

Engagement: Firmayla müşteri arasındaki ilişkinin etkinliğidir.

Persona: Site içerisindeki segmentlerdir. Bir site ne kadar çok segmentlere ayrılırsa o kadar başarılı olur.

Usability Testing: Bir web sitesinin kullanılabilirliğini ölçmek ve arttırmak için kullanılan yöntemdir. Sağlıklı olanı hedef kitleniz ile bağlantılı bir şekilde katmanlaşmış bir örneklem ile bu çalışmayı yapmanız. Eğer kaynağınız yoksa mutlaka internet ile yatıp kalkmayan birilerini bulup test yapın. Böylesine amatör bir test bile hiç aklınıza gelmeyecek bilgiler sağlar.

On Site survey: Site üzerinde çalışan ankettir. Web analizi ile kullanıldığında ziyaretçi davranışlarının anlaşılmasını kolaylaştırır.

Geo-IP: Web sitenizin ziyaretçilerin nereden bağlandığını size bildiren teknolojidir.

Click Through: Reklama klikleme halidir. Bir klik bir clickthrough.

CTR ( Click Through Rate): Reklam veya banner’a tıklayanların, reklam veya banner’ı gören kullanıcılara oranıdır.

CPM ( Cost Per Mile): 1000 gösterimin maliyeti.

CPC (Cost Per Click): Bir site üzerindeki link’e her tıklamada yapılan ücretlendirmedir.

CPA (Cost Per Action): Belirlenen herhangi bir eylem başına ödeme yapılan fiyatlandırma sistemidir.

PPC (Pay Per Click): Herhangi bir siteye doğrudan bir trafik yaratması amacıyla uygulanan reklamların tıklanma başına ücretlendirilmesidir.

Roll Over: Genelde yukarıdan aşağıya inmek sureti ile web sayfasının tümünü kaplayan reklamlardır. Banner blindness dediğimiz kişilerin banner reklamlara tepki vermemesi durumuna katkısı büyüktür.

Churn Analysis: Kaybetme ihtimaliniz yüksek müşterilerin karakteristiğinin belirlenmesi için yapılan çalışmadır.

Mobile Analytics: Mobil cihazlarda çalışan yazılımların analizidir.

Mobile Tracking: Bkz. Mobile Analytics.

Sosyal Medya: Twitter ve facebook gibi insanların sosyal ilişkilerini üzerine taşıdıkları ortamlardır. Firmalarda müşterileriyle istedikleri yakınlığı bu siteler aracılığıyla sağlamaya çalışıyorlar. Sosyal medya firma için hem bir halkla ilişkiler hem de müşteri hizmetleri platformu gibi çalışabiliyor.

Social Analytics: Sosyal medyanın analizidir. Şimdiden iki anlamda kullanılan kavramdır. Birincisi sosyal medyada sizin hakkınızda yazılanların analizi, diğeri ise sosyal medyada yaptığınız çalışmaların başarısını ölçer.

Medya Planlama: Siteye ziyaretçi trafiği yaratmak. İçin yapılan çalışmalar. En sağlıklısı bütçenin adwords, seo, display, sosyal medya ve offline arasında sağlıklı bir şekilde dağıtılması ile yapılır. Web analiz yazılımları kullanarak her mecranın ne kadar trafik yarattığı ve gelenlerin ne kadarının dönüştüğü(conversion) kolayca raporlanır.

Web Personalization: Sunulan ürün veya hizmetin(web sitesinin) müşterinin faydalanacağı yönde özelleştirilmesi. Visilabs Target gibi araçlarla mümkün olur. YouTube’da ilgilendiğiniz konuyla alakalı videoların ziyaretçiye önerilmesi buna örnektir.

Viral Marketing: Bir web sitesinin veya web sitesi kullanıcısının pazarlanacak olan ürünün veya hizmetin mesajını, başka bir web sitesine veya web sitesi kullanıcılarına aktarılmasıdır.

Web Analizi: Amaçların sayısallaştırılabileceği ve ölçerek daha iyiye gidebileceğini kabul eden bir yönetim perspektifidir. Tersi “abi bizim site çok güzel oldu”, “banner’a bak ışıl ışıl” anlayışıdır.

Conversion/Goal: Web sitesine gelenlerin onlardan yapmalarını beklediğimiz işlemdir. Ürün tanıtımı yapıyorsak ürünlere bakmaları, branding yapıyorsak sitede uzun kalmaları, müşteri adayı topluyorsak form doldurarak başvuru yapmaları veya ürün satıyorsak ürünlerden satın almaları örnek olarak gösterilebilir.

Conversion Rate: Önceden belirlenen aktiviteyi gerçekleştiren ziyaretçilerin, tüm ziyaretçilere yüzdesel oranıdır. Başka bir deyişle sitenize yapılan ziyaretlerin yüzde kaçının dönüştüğünü (conversion) veren sayıdır. Sitenizde yaptığınız “iyileştirmeleri” sonrasında kontrol ederken ilk başvurabileceğiniz değerdir.

Unique Visitor: sitenize gelen tekil ziyaretçi sayısıdır. Web’de Cookie ile belirlenir. Kişi cookie’sini silerse aynı kişi iki kere sayılır, aynı bilgisayarı birden fazla kişi kullanırsa bunların hepsi tek ziyaretçi sayılır. Mobil uygulamalarda ise operatörün desteği ile msisdn aracılığıyla yapılacak analiz çok daha sağlıklı bir tekil ziyaretçi sayısı verecektir.

Visit: Bir ziyaretçinin kabul edilen süre ( genelde 20-30 dakika) kadar aralık vermeden site üzerinde yaptığı hareketler. Örneğin bir ziyaretçi site üzerindeki linklere 20 dakikada bir klikliyorsa bütün klikler tek bir ziyaret kabul edilir.

Hit: Analiz açısından genelde işe yaramayan web sunucuya gelen requestlerin sayısıdır.

Webtrends: 1993 yılında kurulan ve web analiz disiplinini yaratan firmadır.

On Site Survey: Siteniz üzerinde çalışan ankettir. Bazen “ Bu sayfayı beğendiniz mi?”veya “Sayfayı puanlayın” şeklinde olabileceği gibi ayrıntılı anketlerde olabilir. Web analizi ile birlikte kullanıldığında ziyaretçi davranışlarını anlamayı kolaylaştırır.

Call Center: Call Center’a gelen şikayetler de sitenizde yapmanız gereken değişiklikler konusunda size fikir verebilir.

Web Log: Genelde IIS, Apache gibi web sunucuların gelen requestleri kayıt altına aldıkları dosyalara verilen addır. İlk dönem web analiz yazılımları bu dosyaları analiz ederek raporlama yaparlardı.

Javascript Tagging: Bugünün en yaygın kullanılan ve web log analizinin yerini alan web analizi yönetimidir. Web sitenize yerleştirdiğiniz script aracılığıyla site üzerindeki hareketler başka bir sunucuya gönderilerek loglanır ve raporlanır. İstemciye ait çözünürlük, flash versiyonu vb. gibi verilerin toplanabilmesi, Proxy arkasından veri alınabilmesi, ajax, flash gibi istemci bazlı teknolojilerin daha rahat takip edilebilmesi ve web analiz yazılımının daha fazla özelliğinin aktive edilebilmesi nedeniyle tercih edilen yöntemdir.

Pareto Kuralı: 80-20 kuralı. Karşınızda duran işin sadece %20’sini yaparak işin tamamını yapmanız halinde sağlayabileceğiniz kazancın %80’ini sağlayabiliriz. O halde bu %20’lik kısma konsantre olunmalıdır. İş hayatında sıkça göz ardı edilen bir ilkedir. İnteraktif pazarlama yönetiminde kendini web sitesinin en temel özelliklerini sağlıklı bir şekilde gerçekleştirmeden nasıl behavioural targeting yaparız şeklinde gösterir.

Acquisition: Sitenize ziyaretçi çekmek.

Adwords: Google arama sonuçlarının sağında çıkan ve sanıldığı gibi en çok parayı ödeyenin değil kliklenme oranı ve reklam metni ile Landing Page benzerliğine bağlı olan kalite puanı en yüksek olanın en yukarıda yer aldığı reklam biçimidir. Arama motoru reklam yapmak isteyenlerin verimli bir bütçe kullanımı için bütün parayı Adwords’e yatırmayıp bir kısmını da SEO için ayırmaları tavsiye edilir. Hangi tarafta hangi kelime için rekabet varsa o kelime için çalışma diğer mecrada gerçekleştirilmelidir.

Display Ad: Web sitelerinde verdiğimiz görsel reklamlardır. Genelde CPM(bkz.) bazlı olur.

Blog: kişilerin kendilerini ifade etmek için kullandığı, günlük tadında yola çıkıp artık techcrunch gibi önemli bir yayın organından daha fazla trafik alan sitelere dönüşmüşlerdir. Firmalarda bloglar aracılığıyla müşterileri ile daha hızlı bir şekilde iletişime geçmektedir.

Splinternet: İnsanların sosyal medyada geçirdiği vaktin, internetin sosyal olmayan vakitte geçirdikleri vakitten çok olması nedeniyle, internetin bölünmüşlüğüne atıfta bulunan bir kavramdır.

Retention: Web sitemize çektiğimiz ve dönüşümünü sağladığımız ziyaretçileri muhafaza etmek için yaptığımız çalışmalardır. Artık dilimize pelesenk olan “mevcut müşteriye birşey satmak yeni müşteri bulmaktan on kat daha ucuzdur” aforizmasının somut halidir. Genelde e-mail ile yapıır ama herkese ısrarla aynı mailler gönderildiği için bir süre sonra işlemeyen bir operasyon olur. 

Frequency: Ziyaretçilerin ne sıklıkla sitenizi ziyaret ettiğini gösterir. Retention çalışmalarınızı bu değer ışığında değerlendirebilirsiniz. Sık ziyaret istiyorsanız içeriğinizi sık yenileyin. Daha da önemlisi ilgili içerik(bkz. Relevancy) sağlayın.

Web CRM: Her bir ziyaretçinizin ne yaptığını tek tek izleyen ve onlarla birebir iletişim kurmanızı sağlayan teknolojidir.

On Site Search: Ziyaretçilerin site üzerinde arama yapmasını sağlayan ve genelde sağ üst köşede duran bir arama kutusu ile kendini belli eden araçtır.

On Site Search Analysis: Ziyaretçilerin genelde ne aradığı, neyi arayıp da bulamadığı gibi ziyaretçilerin beklentilerini anlamanızı sağlayan çalışmadır.

Auto….: Kendisi auto-complete ve auto- correct olmak üzere ikiye ayrılır. On site search aracınızda olması hem sizin hem de ziyaretçilerinizin menfaatinedir. 

Spam: alıcısının aslında istemediği ve reklam amaçlı olarak gönderilen maillerdir. Spam amaçlı mailler artı yazılımlar aracılığıyla saptanarak, alıcıya ulaşmadan önlenebiliyor. Diğer yandan aslında spam olmayan mailler de bahsi geçen yazılımlar nedeniyle alıcısına ulaşmayabiliyor. İzinli gönderi yaparken gönderenin spam yazılımına takılmaması için sunucunun spf ve reserve dns kayıtlarının olmasına, metin ve resmin orantılı olmasına gönderenin konu ve içerik bölümünde, spam kabul edilebilecek maillerde sıkça yer alan kelimelerin bulunmamasına dikkat edilmesi gerekir.

Offline Campaign Tracking: İnternet üzerinden yapılmayan kampanyaların ölçümlenmesidir. Genelde reklam üzerinde promosyon kodu verilerek veya yine reklam üzerindeki barkodun resminin kısa mesaj olarak gönderilmesi yoluyla yapılır.

Call to Action: Siteniz üzerinde insanları beklediğiniz davranışa davet eden linkler, butonlar vb.

Alışveriş Merkezi: Bir dönem web siteleri için yapılan yanlış benzetmedir. İnsanlar web sitenize kafalarında bir amaçla gelirler, gezmek için değil.

APP Store: Iphone üzerinde çalıştırılabilir uygulamaların sergilendiği ve satışının yapıldığı internet üzerindeki mahal.

Behavioural Targeting: kişinin site üzerindeki davranışlarını ( google’dan hangi kelimeyi arayarak geldi, hangi browser’ı kullanıyor hangi şehirden geliyor, saat kaç, kaçıncı ziyareti, kaç dakikadır sitede, hangi ürünlere baktı vb.) baz alarak ona en uygun içeriği gösteren uygulamalardır. Örneğin ziyaretçi bankanın sitesine google’dan “araba” kelimesini arayarak gelmiş ise ona “araba kredisi” banner’ı gösterilebilir. 

Web 1.0: Sadece bilgi alınan, dosya veya program indirmek için kullanılan sistemdir.

Web 2.0: Kavramsal olarak facebook, twitter gibi içeriğini ziyaretçilerin oluşturduğu siteler kastedilmektedir. Web 1.0’ın eksikliğinden doğmuştur. Zaman içinde ikinci algı baskın çıkmıştır.

Semantics: Anlam bilim.

Semantic Web: Web’deki sayfaların, bilgisayarın anlam üretebileceği şekilde yapılandırılmasıdır. Şu anda bir web sayfası bilgisayar programları için kelimeler toplamından ibaret ancak semantic web, kelimelerin tek başına ve birbirleri ile ilişkileri üzerinden bilgisayarın kelimelerin ötesinde bir anlam üretebilmesini sağlamayı amaçlamaktadır. İnsan anlam sorunsalını henüz kendi bile çözemediği için hedefleri konusunda oldukça iddialı bir proje.

Web 3.0: Semantic web ile web personalization’ın birleşimi olarak gözüküyor. Ziyaretçiyi tanıyarak ona özel web tabanının hazırlanması da diyebiliriz. 

Augmented Reality(AR): Gerçeklik ile sanal teknolojilerin beraberinde kullandığı uygulamalardır. En başarılı örnekleri cep telefonunuzu sokaktaki bir binanın ne binası olduğunu size göstermesidir. Advergame: Reklam amaçlı bilgisayar, web veya mobil oyundur. Çok reklam kokarsa başarısız olacağı kesindir. Önemli olan oynanabilirlik.

Pazarlama: İnsanların ihtiyaç ve isteklerini karşılayacak ürün ve hizmetlerin geliştirilmesidir.

İnteraktif Pazarlama: İnsanlara dönük karşılıklı etkileşim ve yoğun teknoloji içeren pazarlama faaliyetleridir.

İnteraktif Pazarlamacı: Her gün yeni bir kavramla tanışan zeki, çevik ve teknoloji düşkünü ama arada yaptığı işin pazarlama olduğunu unutabilen kişidir.

Influencer: Sosyal ortamlarda yorum yapıp kamuoyunu yönlendiren kişidir.

Statistical significance: Bir istatistik testte, örneğin AB testinde, varılan sonucun istatistiki olarak belirginlik derecesini verir. Matematiksel olarak ifade edersek karşımızdaki sonucu, şans eseri meydana gelmeme olasılıdığır.  Statistically significance bir sonuca bakarken biliriz ki karşımızdaki sonuç gerekli sayıda deney sonucu elde edilmiştir. Örneğin bir sayfa için, iki farklı versiyon ile AB testi yapıyor olalım. İki sayfayı da beşer kere göstermiş olalım ve birinci sayfa için üç ikinci sayfa için iki dönüşüm elde edelim(sayfanın ilgili versiyonunu görenlerin ne kadarı dönüşüyor). Eğer bu test statistically signifacant ise birinci sayfanın diğerinden  daha iyi olduğunu kabul edebiliriz ancak değil ise ki değildir, karşımızdaki sonucun tesadüfe bağlı olabileceğini ve bir daha tekrarlandığında farklı bir sonuç alabileceğimizi kabul etmemiz gerekir.

On site search optimization: Site içerisindeki arama motorunun iyileştirilmesidir. 

URL Rewriting: Arama motorları için bir siteye ait URL’nin daha anlamlı hale getirilmesidir.  

Heatmap: Bir tablo üzerinde bir değişkenin farklı renklerle işaretlenmesidir. Bununla ziyaretçilerin en çok odaklandığı yerler belirlenir. Böylece odaklanma noktalarına göre sitenin optimizasyonu gerçekleşir.    

Click Map: Ziyaretçilerin sayfa üzerinde en çok kliklediği bölgeyi gösterir. Sayfanın hangi kısmın daha popüler olduğunu, hangi kısmın daha yararlı olduğunu belirleyerek bu verilere göre içeriğin nasıl daha verimli olacağına karar verebilirsiniz.

Clickstream Analysis(Clickstream Analytics): Bkz. Web analizi.   

Conversion Lift: Yapılan bir çalışma sonucunda, örneğin AB Testi, web sitesinin conversion(dönüşüm) oranındaki iyileşme miktarıdır. Genelde yüzde ile ifade edilir.

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir